Google     English  |  Ελληνικά Türkçe  |   Ana Sayfa |  İletişim

- Plaka Tektoniği Kavramı
- Kıbrıs’ın Tektonik Özelliği
- Terimler Sözlüğü

- Giriş
- Kıbrıs’ın Jeolojik Yapısı
- Kıbrıs’ın Jeolojik Evrimi
- Terimler Sözlüğü

- Giriş
- Metalik Maden Yatakları
- Endüstriyel Hammadde
   Kaynakları

- Terimler Sözlüğü

- Kıbrıs’ın yeraltısuyu kaynakları
   (Akiferler)

- Terimler Sözlüğü

- Kıbrıs’ın depremselliği
- Terimler Sözlüğü

- Kıbrıs’taki çevre sorunları
- Terimler Sözlüğü

- Kıbrıs’taki jeoteknik sorunlar
- Terimler Sözlüğü

- Jeolojik oluşumlar
   (Jeoform’lar)

- Terimler Sözlüğü

 

KIBRIS’IN DEPREMSELLİĞİ

 

Kıbrıs, Dünya’daki depremlerin yaklaşık %15’inin meydana geldiği Alp – Himalaya deprem kuşağında yeralır. Kıbrıs’taki depremlerin oluşmasına yolaçtığı düşünülen “Kıbrıs Yayı” ( Şekil S1) Kıbrıs’ın yeraldığı bölgede, Afrika ile Avrasya Litosferik Levhaları (Şekil S2) arasındaki tektonik sınırı oluşturmaktadır. Bu “Yay” Kıbrıs’ın batı ve güneyinde deniz içerisinde yeralır. Depremlerin pek çoğunun bu yay üzerinde ortaya çıkması (Şekil S3 ve S4) bu yay boyunca  tektonik hareketlerin oluştuğunu ve bunun da depremlere yolaçtığını göstermektedir.

 

Tarihsel kaynaklar ve arkeolojik bulgular, geçmişte oluşan şiddetli depremlerin Kıbrıs’ı sarstığını ve çok sayıda deprem sonucunda şehirlerin tahrip olduğunu gösterir ( Foto S1). Tarihsel bilgilere göre Kıbrıs’ta Milattan Önce (MÖ) 26 ile Milattan Sonra (MS) 1900 yılları arasında, Mercalli ölçeğinden uyarlanmış olan, en az 8 şiddetindeki 16 yıkıcı depremin meydana geldiğini gösterir. Baf şehri MÖ 15 yılında meydana gelen deprem sonucunda yerle bir olmuş ; MS 76 yılında meydana gelen depremde ise Baf yanında Salamis ve Kition şehirleri de depremden yıkılmıştır. Salamis ve Baf MS 332 ve 342 yıllarında meydana gelen depremlerle yeniden tahrip olmuşlardır.

 

Kıbrıs’a komşu ülkelerdeki deprem kayıt istasyonlarının devreye girdiği 1896 yılından beri Kıbrıs’ı da içine alan bölgedeki depremler hakkında bilgiler kaydedilmeye başlamıştır. 1980 yılı ortalarından itibaren Adanın gerek güneyinde gerekse kuzeyinde kurulan deprem kayıt istasyonlarıyla Kıbrıs’ın depremselliği hakkında daha doğru bilgilerin elde edilmesi mümkün olmuştur.

 

1896 – 2004 yılları arasındaki dönemde deprem odaklarının Kıbrıs  üzerine karşılık geldiği 400’den fazla deprem meydana gelmiş ve bu depremler adanın belli bölgeleri yanında çevre ülkelerde de hissedilmiştir. Bu depremlerden 14 tanesi hasara yolaçmış ve meydana gelen depremlerden yaralananlar olmuştur (Şekil S6). Bu depremlerden en şiddetli olanları 1941, 1953, 1995,1996 ve 1999 yıllarında meydana gelen depremlerdir (Foto S5 ve S6).

 

Tarihsel ve günümüze yakın dönemlerde meydana depremler üzerindeki değerlendirmeler, depremlerin oluşumu ve bunların zaman içindeki dağılımının düzenli olmadığını göstermektedir. Sık,sık tekrarlanan depremleri sismik aktivitenin durulduğu dönemler takip etmektedir. 1995 – 1999 yılları arasında sismik aktivitede artış gözlenmiştir. Bu depremler güçlü - çok güçlü depremler olup deprem büyüklüğü Rihter ölçeğine göre 5.6 ile 6.5 arasında değişmektedir.

 

Kıbrıs sismik yönden hareketli bir bölgede yeraldığından bütün ada depremden etkilenebilecek konumdadır. Ancak Kıbrıs ‘ın depremler yönünden en aktif kesimi ( Şekil S7) Baf’tan Limasol’a oradan da Larnaka ve Mağusa’ya uzanan kıyı şerididir.

 

Deprem bir doğa olayı olup insanoğlunun bundan kaçınması mümkün değildir. Ancak insanoğlu, günümüzde, depremlerin yapılar üzerindeki etkisini azaltabilecek veya depremlerin yapılar üzerinde olması muhtemel olumsuz etkilerini giderebilecek bir bilgi düzeyine ulaşmıştır. Depremlerin can ve mal emniyetini tehdit edebilecek olumsuz etkilerini giderebilmek amacıyla 1980’li yıllardan beri aşağıda belirtilen hususlarda önlemler alınmaya başlanmıştır: a) Kıbrıs’ın içinde bulunduğu bölgenin depremselliğinin incelenmesi (Şekil S8) b) Üzerinde binalar ve diğer yapıların inşa edilmiş olduğu bilhassa şehirler ve kıyı alanlarındaki zeminlerin bir deprem esnasında göstereceği davranışın incelenmesi (Şekil S9); c) Depreme dayanıklı binaların inşası ve mevcut binaların depreme dayanıklı hale getirilmesi ve d) oluşması muhtemel bir deprem sonrasında uygulanacak planlar ve alınacak önlemler için gerekli altyapının oluşturulması.

 

Günümüzde çağdaş nitelikteki deprem kayıt istasyonları (Şekil S10, Foto S4 ve S3) gerek güney gerekse kuzey Kıbrıs’ta faal durumdadırlar. Deprem kayıt istasyonlarının devreye konmasının esas hedefi aşağıdaki gibidir:

a) Kıbrıs’ın depremselliği ile ilgili güvenilir verilerin toplanması b) Kıbrıs’ın bulunduğu alanda meydana gelen depremlerin doğru ve anında analizi; Elde edilen sonuçların bölgesel ve uluslararası deprem kayıt merkezleri ile iletişim içinde değerlendirilmesi ve c) Depremi hisseden ve bundan etkilenen halka ve bağlı bulunulan resmi makamlara gerekli bilgiyi zamanında ulaştırma.




 

Free Adobe Acrobat Download

  Home About UNOPS | Contact Us

© Copyright 2004 - Research and Development Center
 Intercollege Unit of Environmental Studies - All rights reserved